ANASAYFA İLETİŞİM ALANYA ADD GENEL MERKEZ

  ADDALANYA ANASAYFA

UĞUR MUMCU’YU VE TÜM ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUZ  

 

 

24 Ocaklar bizler için Uğur’suz ve uğursuz günlerdir.

 

Hukukçu-Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’de karanlık eller tarafından katledildi.

Türkiye’de her anlayıştan insanımız Uğur Mumcu’nun dürüstlüğüne, bilgisine, Kemalizm’e olan inanç ve bağlılığına güvenir ve saygı duyar. Onun içindir ki ölümünden sonra arkasından milyonlar yürümüş ve sahip çıkmıştır.

 

Ne hazindir ki Uğur Mumcu’nun cenazesinde mikrofonu elinden kimseye bırakmayan ve bizimle birlikte katillere lanet okuyan malum şöhret şimdi AKP’nin Kültür Bakanı. Bu bütün Kemalistlere ve Uğur Mumcu dostlarına bir ders olsun. Ne zaman, nerede, niçin, kiminle dost, arkadaş, yoldaş olacaklarına özen göstersinler.

 

Bu vesile ile ve bu hafta Mustafa Fehmi Kubilay’dan Muammer Aksoy’a, Bahriye Üçok’tan Ahmet Taner Kışlalı’ya, Turan Dursun’dan Çetin Emeç’e, Eşref Bitlis’e, Gaffar Okkan’a, Necip Hablemitoğlu’na, Mustafa Yücel Özbilgin’e ve daha nice isimsiz şehidimize kadar tüm devrim ve Cumhuriyet şehitlerimizi saygı ile anıyoruz.

 

Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı (um:ag) 24-31 Ocak tarihlerini “Adalet ve Demokrasi Haftası” ilan etmiştir. Her yıl um:ag tarafından bir tema belirlenir ve hafta boyunca etkinlikler o başlık altında yapılır. Bu yılın teması: “Hukuk Devleti, Hepimiz İçin” olarak belirlenmiştir. Gerçekten de Hukuk Devleti ve Yargı bağımsızlığı hepimiz için çok önemlidir.

 

Uğur Mumcu, Türkiye’yi bekleyen tehlikelere işaret etti, haklı çıktı.

 

Uğur Mumcu’nun sorduğu sorular bu gün de geçerlidir.

 

“Siyaset-Ticaret-Medya” ilişkisine karşı çıktı, haklı çıktı.

 

Uğur Mumcu’nun köşesini devralan ve o köşeye layık olarak yazılarını sürdüren Sayın Mustafa Balbay 324 gündür tutuklu.

 

Uğur Mumcu sağ olsaydı bu günlerde köşesinde acep ne yazardı? Herhalde;

 

“Avucumu yalarlar” diyen ve işçileri sokağa terk eden faşist bir yönetim anlayışına karşı Tekel işçilerinin haklı direnişini yazardı.

 

İllegal Fethullah örgütünün ipliğini pazara çıkaran araştırmalarını yazardı.

 

Türk Ordusuna karşı yıpratma kampanyası yürütenlerin kimliklerini, finans kaynaklarını kimler adına çalıştıklarını açığa çıkaran araştırmalarını yazardı.

 

Kemalizm’e ve Cumhuriyete saldıran haddini bilmezlerin suratına boş bir eldiven gibi fırlatacağı yazıları ile Kemalizm’e ve ulusal kimliği, bölünmez bütünlüğü, tam bağımsız karakteri ile laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olmasını istediği Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkan düşüncelerini yazardı.

 

Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin adalet için vazgeçilmez zorunluluğunu ve iktidarın kendi emrinde yargı ve yargıç yaratma çabasını yazardı.

 

Medreseleştirilen üniversiteleri, inanç ve dinin yerine akıl ve bilimin neden gerekli olduğunu yazardı.

 

Türkiye Cumhuriyeti’ni bekleyen tehlikeleri, ihanet odaklarını, görevini yerine getirmekte acze düşen yurtseverleri yazardı.

 

Değerli dostlar

24 Ocak aynı zamanda IMF ve Dünya Bankası v.b. örgütleri ile emperyalizmin Ülkemizde uygulamaya soktuğu bir toplum mühendisliği projesinin yani 24 Ocak karalarının Türkiye Cumhuriyetine kabul ettirildiği uğursuz bir tarihtir. Ne yazık ki bu toplum mühendisliği projesinin hayata geçirilmesi için 12 Eylül faşist Cuntası vasıtası ile Türk Ordusu da kullanılmıştır. İçinde yaşadığımız Ekonomik Sosyal, Siyasal ve Kültürel ortam ve hatta ülkemizi bu gün yönetmekte olan iktidar bu projenin ürünüdür.

Emperyalistler işgal yıllarında açık açık saldırmışlardı. Şimdi maske takarak saldırıyorlar.

 

O yılların Sait Molla’ları, Ali Kemal’leri şimdi kılık değiştirip yeniden ortaya çıktılar!

 

Emperyalistler işgalden önce kendileri için “alan temizliği” operasyonları yaparlar. Saygı değer aydınlarımızın aramızdan alınışı, Atatürkçülerin hukuka aykırı biçimde baskı altına alınışı alan temizliği operasyonlarının uygulamasıdır.

 

En seçkin aydınlarımızın aramızdan alınışı boşuna değildir.

 

Tetikçi olarak kimler kullanılırsa kullanılsın, asıl suçlu emperyalizm ve işbirlikçileridir.  

Aydınlarımızın, askerlerimizin, yargıçlarımızın ve bütünüyle ulusumuzun başına çuval geçirmek ve istedikleri yöne götürmek istiyorlar.

Ulusal devletimiz, üniter yapımız, birliğimiz parçalanmak isteniyor.

 

Özgürlük ve bağımsızlık bizim karakterimizdir. Bu özelliğimizi atalarımızdan aldık ve Mustafa Kemal’den öğrendik.

 

Biz teslim olup, düşman çizmelerini yalayan insanlar değiliz.

 

Birliğimize-Varlığımıza kastedenler, yeraltı-yerüstü kaynaklarımızı alıp götürüyorlar. Ekmeğimize-Suyumuza göz dikiyorlar. Türk Dilini, Türk malını ve değerlerimizi aşağılıyorlar.

 

Aşağıdakiler derin uykudayken, yukarıdakiler şeytani bir uyanıklık içindedir. Bilgiler kirletiliyor, gerçekler çarpıtılıyor.

 

Ülkemizin işgal edildiği günleri unuttuk, uyuduk, gene geldiler!

Gericiliğe, bölücülüğe, işgale, sömürüye, her türlü yozlaşmaya ve yabancılaşmaya ve tüm bunların suçlusu emperyalizme karşı direnmek ve mücadeleyi kazanmak Mustafa Kemal’in manevi mirasçıları olarak hepimizin görevidir. Şimdi derin uykulardan uyanma zamanıdır.

 

Değerli dostlar

Kandilden gelen teröristlerin alay-ı vala savcılarımız ve hâkimlerimiz tarafından karşılanıp salınması,

İmralı’daki bebek katilinin muhatap alınması,

Abdi İpekçinin katili M.Ali Ağca’nın davul-zurna ile karşılanması,

Toplumun adalet duygusunu örseliyor, yok ediyor.

Mağdur edilen insanlarımızın yaralarını kanatıyor.

Vicdanı olanların vicdanlarını sızlatıyor.

Bağımsız cumhuriyetimizin ve Atatürk Devrimlerinin savunucusu Anayasal kurumumuz Türk Ordusunu emperyalizm aşağılamak istiyor!

 

Türk bağımsızlığına karşı emperyalist emellere alet olan işbirlikçiler ise akıl tutulması içindedir. Madalyalı kahramanlarımızı suçlayıp, teröristlere ve katillere alkış tutulmasını hiçbir akıl ve vicdan sahibi insan kabul edemez.

 

Bu ülke, bu Cumhuriyet sahipsiz değildir.

 

Ulusal birliğimize ve kardeşliğimize sahip çıkarak düşmanları gene şaşırtacağız.

 

Buradan Ankara’da ekmek kavgası veren emekçilere, Tekel İşçileri kardeşlerimize Uğur Mumcu ve devrim şehirlerimiz adına dayanışma duygularımızı ve selamlarımızı gönderiyoruz.

 

Şehitlerimize tanrıdan rahmet diliyor ve şükran duygularımızı sunuyoruz.24 Ocak 2010

 

                                                                                    Saim SEZEN

                                                                                     ADD Genel Başkan V. 


ACİL !!! TEKEL İŞÇİSİNE YARDIM

                                         HERKES ELİNDEN GELENİ YAPMALIDIR.

 

                                                     GEREKSİNİM LİSTESİ

 

          İLAÇ, BATTANİYE, KARAVANA, DAĞITIM, YÜNLÜ ÇORAP, YÜNLÜ İÇ ÇAMAŞIRI,

                                         ATKI, ELDİVEN, BRANDA BEZİ

 

                                                        ÇOK ÖNEMLİ NOT:

 

                                          NAKİTE GEREKSİNİM DAHA FAZLADIR.

 

Nakit yardımı Tek Gıda- İş’in TEKEL işçileri adına açtığı Yeminli Mali Müşavirler kontrolünde olan işçilerin de denetimindeki hesap numaraları;

 

TL HESABI:        TR250001 5001 5800 7296862516

 

EURO HESABI:  TR750001 5001 5804 8012361938

 

DOLAR HESABI:TR270001 5001 5804 8012361929

 

İletişim: TEK GIDA-İŞ Ankara 0312 433 49 55

 

                                       ŞİMDİ TEKEL İŞÇİLERİNE YARDIM ZAMANI

 

                                                   SIRADA HEPİMİZ VARIZ!!!


KAMUOYUNA

 

Atatürkçü Düşünce Derneği İstanbul Şubeleri Ankara’da Tekel İşçilerini ziyaret etti. 5 otobüsle İstanbul’dan 39 şubeye mensup ADD Üyelerini Genel Başkan Vekili Saim Sezen, Genel Başkan Yrd. Prof.Dr. Sina Akşin ve Ankara Şubeleri karşıladı. ADD Üyelerinin toplantı alanına girmesi büyük bir coşku yarattı. “Tekel işçileri yalnız değildir”, “ Direne direne kazanacağız” sloganları dakikalarca Kızılay’da çınladı.

 

Tekel işçilerine hitap eden Genel Başkan V. Saim Sezen, tekel işçilerinin sadece ekmek kavgası vermediğini, vatan savunmasında olduklarını da belirtti. Sezen, muhalefet patilerine seslenerek “İktidara geldiklerinde satılan KİT’leri, limanları ve toprakları geri alacağız ve halka mal edeceğiz” taahhüdünde bulunmalarını istedi. Saim Sezen’in konuşması sık sık sloganlarla desteklendi. Heyecanlı bir konuşma yapan İstanbul Bölge Sorumlusu ve GYK Üyesi Turgut Ünlü, desteğimizin kazanıncaya kadar süreceğini, emek cephesinin birlikteliğine demokratik kitle örgütlerinin, meslek odalarının da katılması gerektiğini belirtti.

 

İstanbul Şubelerini Ankara Şubeleri uğurladı. Uğurlamada Genel Başkan vekili Saim Sezen, GYK Üyesi Prof. Dr. Ali Ercan ve Genel Sekreter İzzet Polat Ararat birer konuşma yaptılar. Ankara Şubeleri Eşgüdüm Sorumlusu Ali Karamahmut Batıkent Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezini gezdirdi.

 

İstanbul Şubelerinin bu ziyareti örgütümüzde de takdirle karşılandı.

 

                                                                                                ADD Basın Bürosu


KAMUOYUNA-13.01.2010

 

           Temeli millileştirmeye dayalı olan tekel işletmelerinin 19 içki, 6 sigara fabrikası ve 60 tütün işletmesi yok edilmiştir.

 

           Bu yaklaşım yalnızca ekonomik kaynaklarımızın yağmalatılması sonucunu doğurmamış, ayrıca ülke ekonomisi yıkıma uğratılmış, tütün tarımı yapan çiftçilerimiz yokluk ve yoksulluğa itilmiştir.

 

           Şimdi ise tekel işçileri açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmek üzere kapı önüne konulmak istenmektedir.

 

           16 Ocak 2010 Cumartesi günü Sıhhiye parkında, haklı direnişlerini haykıracak olan Tekel İşçileri ile birlikte olacağız.

 

           Atatürkçü Düşünce Derneği olarak ekmek kavgası, vatan savunması ve hak arayışları için direnen Tekel İşçilerini desteklediğimizi, sonuna kadar destekleyeceğimizi bildirir, direnişlerinin başarı ile sonuçlanmasını dileriz.

 

 

                                                                                      Saim SEZEN

                                                                                 Genel Başkan Vekili


ADD ŞUBE BAŞKANLIKLARINA

 

Derneğimizin bağımsızlığı esastır ve kıskançlıkla korunmalıdır. Gün birlik ve dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan gündür.

 

Varlık nedenimiz olan Atatürkçü/Kemalist düşünce ve Türkiye Cumhuriyetidir.

 

Ülke ve ulus bütünlüğünü, ulusal, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini savunan kardeş kuruluşlarla karşılıklı sevgi, saygı, birlik, dayanışma ve ortak mücadele anlayışı içinde ortak hedefe yönelik birliktelikler kurulması asıl hedefimizdir.

 

Bu birlikteliğe ve ortak mücadeleye katılanlara saygımız sonsuzdur.

 

Amaçlı bazı marjinal grupların ve bazı kişilerin aidiyetlerini öne çıkararak örgüt içinde etkinlik sağlamak ve örgüt içinde kargaşa yaratmak istedikleri gözlenmektedir.

 

Örgütümüz ve üyelerimiz tarafından bu gibi girişimlere itibar edilmemesi ve izin verilmemesi, birlik ve dayanışmanın en üst noktada tutulması örgütümüzün en yakıcı ihtiyacı ve tüm organ ve üyelerimizin görevidir.

 

Tüm organlarımızın ve üyelerimizin bu hususlarda gerekli duyarlılığı ve titizliği göstereceğine olan inancımla sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

                                                                                            Saim SEZEN

                                                                                       Genel Başkan Vekili

 


DUYURULAR

13-02-2010 CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 14.00 DA DERNEK BİNAMIZDA
ATATÜRK'ÜN HALKÇILIK İLKESİ KONUŞULACAKTIR

ATATÜRK'ÜN ALANYA'YA GELİŞİNİN YILDÖNÜMÜNDE HOŞ SEDA MÜZİK EVİ İLE BİRLİKLTE TÜRK HALK MÜZİĞİ KONSERİ
ALANYA KÜLTÜR MERKEZİ
18 ŞUBAT 2010 PAZARTESİ
SAAT: 20.00

28 ŞUBAT 2010 PAZAR

ATATÜRK YARI MARATON VE HALK KOŞUSU

9 MART 2009 SALI GÜNÜ SAAT: 20.00 ALANYA KÜLTÜR MERKEZİNDE ANTALYA - ALANYA - GAZİPAŞA ŞUBELERİNİN ORTAKLAŞA DÜZENLENDİĞİ HALK MÜZİĞİ KONSERİ!