DUYURULAR - Tümü »

KONFERANS

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL BAŞKANI SAYIN TANSEL ÇÖLAŞAN 02 MAYIS 2012 ÇARŞAMBA ALTSO KONFERANS SALONUNDA SAAT 18:30 DA DERNEĞİMİZİN KONUĞU OLARAK ANAYASAVE EĞİTİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ÜLKEYİ GÖTÜRDÜĞÜ YÖN KONULU BİR KONFERANS VERECEKTİR. SİZLERİ DOSTLARINIZLA BİRLİKTE BEKLİYORUZ.
23 NİSAN BASIN AÇIKLAMASI
23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi hem Kurtuluş Savaşı’nın yönetileceği merkez, hem de egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun göstergesidir.
 
Mustafa Kemal Başkanlığında, olağanüstü yetkilerle donatılmış Meclisin yönetiminde, ulusal kurtuluş savaşımız kazanılmış ve Cumhuriyetin ilanı gerçekleştirilmiştir.
23 Nisan 1.yılından başlayarak coşkuyla anılmakta olup, 1929 yılında 23 Nisan’ı içine alan bir hafta Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. 23 Nisan 1935’te Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kabul edilmiştir. Böylece Genç Türkiye Cumhuriyetimiz, dünyada ilk çocuk bayramı olan ülke onurunu yaşamaktadır. Atatürk çocuklara çok önem vermiş, onları geleceğin büyükleri olarak görmüştür.

Bugünkü Türkiye tablosunun çocuklarımıza vaat ettiği gelecek tehlikeli ve karanlıktır. Siyasi iktidar çocuklarımıza, sosyal devletin tümüyle ortadan kalktığı, eğitimin, sağlığın özelleştirildiği, toplumun büyük çoğunluğunun açlık sınırının altında yaşadığı bir gelecek vaat etmektedir.

Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyet’in dayandığı temel nitelikleri esas alınarak gelecekte daha güçlü bir ülke olmak için çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmeli ve eğitmeliyiz.

Bugün eğitimimiz dini bir siyasal kimliğe doğru hızla ilerlemektedir.Akıl ve bilimin aydınlığı yerine,dini kuralların egemen olduğu bir eğitimin uygulanmaya çalışıyor olması düşündürücüdür.Eğitimimiz sorunlar yumağında çözüm beklentisindedir.Eğitim sistemi kopyacı ve ezberci bir yapıdadır.
 
Atatürk ilke ve devrimlerine ihanete yönelenler, yüzlerini karanlığa çevirenler karanlıktan güç alacağını zannedenler ülkemizi bölmeye çalışanlar her dönemde hüsrana uğramışlardır.
 
Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak Atatürk'ün çizdiği ışıklı aydınlık yolda yürüyoruz, yürümeye devam edeceğiz. bunu hiçbir güç engelleyemeyecektir.
Tüm ulusumuzun Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlar esenlikler dileriz.
                                                  Atatürkçü düşünce Derneği Alanya Şubesi
                                                            Yönetim kurulu Adına
                                                  Şube Başkan yardımcısı Zuhal Sirkeli
LAİKLİK GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
84 yıl önce bugün, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Millet için önemli bir dönüm noktası olmuştur. 10 Nisan 1928 de milli birliğin sağlanması açısından önemli bir adım atılmıştır. "Devletin dini İslam dır" maddesinin anayasadan çıkarılmasıyla yapılan değişiklik Laiklik Günü olarak kabul edilmiştir. 5 Şubat 1937 de laiklik ilkesinin anayasaya konmasıyla da Laiklik, devletin değiştirilemez temel nitelikleri arasında yer almıştır. Laiklik, yalnızca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması anlamına gelmez. Laik düzende devlet; aynı zamanda sorunlara akılcı ve bilimsel çözüm yollarının bulunmasını sağlayan bir yaşam biçimidir. Atatürkçü düşünce sisteminin ayrılmaz bir parçası olan Laiklik; Demokrasinin, insan haklarının, din ve vicdan özgürlüğünün en önemli güvencesidir
Türkiye, Büyük Atatürk'ün önderliğinde ulusal sınırlarını çizip, fetih politikasından "yurtta barış, dünyada barış" ilkesine, şeriat düzeninden çağdaş, laik hukuk sistemine geçip, uygar dünyadaki bağımsız ve onurlu yerini almıştır,
Özellikle son yıllarda rotasından saptırılmış, her fırsatta Anayasa'nın temel ilkelerinin karşısında yer alan, Cumhuriyet dönemini kaybedilmiş zaman olarak değerlendiren, hatta laik sistemin din devletiyle yer değiştirmesi gerektiğini alenen beyan eden bazı kişiler devletin çok önemli makamlarına gelebilmişlerdir.
Tarikat ve cemaatlerin iktidar ve yerel yönetimlerle iç içe geçmeleri ile, toplumun din duygularının politik çıkarlar için kullanıldığı din eksenli bir politikanın kurumsallaşması sağlanmıştır. Bu gelişmeler en büyük zararı yüce İslam dinimize vermektedir.
Türban adı verilen ithal bir siyasi simge ile toplum bölünüp birbirine düşürülmüş, imam hatip mezunu ve eşi türbanlı olmak devlet kadrolarına atanabilmenin temel şartı haline gelmiştir.
Bütün bu yapılanların gerekçesinin demokrasi ve kişisel özgürlükler olduğu ileri sürülüp halkın bir kısmının aklının çelinebilmiş olması ise, Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerinin içinin önemli ölçüde boşaltılmış olduğunun göstergesi olarak kabul edilebilir.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ALANYA ŞUBESİ OLARAK LAİKLİK GÜNÜNÜ KUTLUYORUZ.
                                         Atatürkçü Düşünce Derneği
                                     Yönetim Kurulu adına
                                    Şube Saymanı
                                    Aydın Özbaş
BASIN AÇIKLAMASI - YEREL SEÇİMLERDE TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİ

Kadınlarımızın Milli Mücadele dönemindeki, yaptığı inanılmaz fedakarlıkları; göz önünde bulunduran Atatürk, Cumhuriyetimizi kurduktan sonra kadınlarımızı unutmamış, sosyal ve siyasi alanda erkeğiyle eşit haklara sahip olması için, gereken yasal reformları peş peşe hayata geçirmiştir.
1930’lar Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınların siyasi haklarını kazanm...ası için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimlerinin en önemlilerinden biridir.
Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı 3 Nisan 1930'da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.
Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar heyetlerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı.
Bugün, kadınlar olarak kazandığımız hakların daha çok farkında ve bilincinde olmalıyız ve Bize verilen haklara sonuna kadar sahip çıkmalıyız.

Toplum açısından büyük haksızlıkların yaşandığı ülkemizde, tercihimiz, yaşamımız boyunca karşı karşıya kaldığımız çelişkileri sindirmek değil, bunlara dur demenin ilk adımlarını atmaktır.

Biz kadınlar,
Aydınlığa yürümek istiyoruz.

Eşitliğin, özgürlüğün sözden gerçeğe dönüşmesini istiyoruz.

Demokrasi istiyoruz.

Siyasetle daha çok ilgilenmek istiyoruz.

Bu nedenle, hem kadın sorunlarının çözülmesi çabasını, hem de genel politikaların iyileştirilmesini, yakından takip ediyoruz.
Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan bütün kadınlara yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının tanındığı gün olan 3 Nisan tüm kadınlarımıza kutlu olsun.
Atatürkçü Düşünce Derneği
Yönetim Kurul Adına
Şube Başkan Yardımcısı
Zuhal Sirkeli

BASIN AÇIKLAMASI - II İNÖNÜ ZAFERİ
II. İnönü zaferi Türk Bağımsızlık Savaşı’nın ikinci önemli meydan savaşıdır. Bu savaşın ana sebebi:

Yunanlıların I.İnönü savaşında kaybettikleri prestijlerini yeniden kazanmak istemeleri,
Eskişehir - Kütahya -Afyon gibi stratejik bölgeleri ele geçirerek Yunan cephesini İzmir'den İzmit'e kadar kesintisiz demir yolu ile birleştirmek, Türk ordusunu daha fazla güçlenmeden yok etmek istemeleridir.
Siyasi açıdan hedefleri ise I.İnönü savaşında olduğu gibi Sevr anlaşmasını zorla kabul ettirerek bu anlaşmadan paylarına düşeni almak istemeleriydi.

Mustafa Kemal Atatürk cephe komutanı İsmet İnönü’ye çektiği telgrafta şöyle diyordu;
"Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşları'nda yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, çok üstün yönetiminiz altında şerefle görevlerini yapan komutan ve silah arkadaşlarımızın duyarlılığına ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyoruz. Siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun ters alın yazısını da yendiniz." diyordu. İnönü Zaferi, 8 Nisan'da kazanılan Aslıhanlar Zaferi ile tamamlandı. Afyon yönünde ilerleyen Yunan ordusu, İnönü'deki kuvvetlerinin yenilip çekilmesi üzerine Afyon'u boşaltıp çekildiler. Yolda Aslıhanlar'da ağır bir yenilgiye daha uğradılar. Fakat Uşak'ta takviye aldıkları için Türk Ordusu ileri harekatını durdurdu.

İkinci İnönü Zaferi içte ve dışta büyük etki yaptı. Türk halkının orduya güveni iyice arttı. İstanbul'da mitingler yapıldı. Kızılay'a para yardımları yapıldı.

II. İnönü zaferinin İtilaf devletleri üzerine önemli etkileri oldu.
Zafer T.B.M.M.de ve Anadoluda sevinçle karşılandı.
Savaşı kumanda eden Albay İsmet inönü Paşalığa yükseltildi.
Türk askerinin bütün maddi hesplar boşa çıkarıp kendisinden sayı ve mühimmatça üstün olan Yunan ordusunu dize getirmesi milletin T.B.M.M. hükümetine ve orduya olan güvenini arttırdı.
İtilaf devletleri savaştan sonra tarafsız olduklarına dair bir bildiri yayınladılar.
Fransa T.B.M.M. hükümetiyle görüşmelere başladı.
İtalyanlar Anadolu’yu boşaltmaya başladılar.
Yunanistan’ın en büyük destekçisi konumunda olan İngiltere’nin tutumunda değişmeler görüldü.
Malta adasındaki Türk tutukluların bir kısmı serbest bırakıldılar.
İngiliz generali Harington Mustafa Kemal Paşayla görüşmek için girişimde bulundu.
Yunanistan işgal altında bulundurduğu kocaeli bölgesinden çekildi.

Ne mutlu ki şanlarla dolu bir tarihimiz Mustafa Kemal gibi bir önderimiz var. Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak II İnönü zaferini bize kazandıran Başta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere Ulusal Kurtuluş mücadelemizde yer alan tüm askerlerimizi ve milletimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Atatürkçü Düşünce Derneği
Yönetim Kurulu Adına
Şube Saymanı
Aydın Özbaş
KOMPOZİSYON YARIŞMASI

Türk Gencinin Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e bakışını yansıtmak düşüncesiyle

1. İlköğretim okulları I. Kademe 4, 5. sınıflar ile İkinci kademe 6, 7, ve 8. sınıflar arasında

2. Lise 9,10,11 ve 12. sınıflar arasında olmak üzere

‘’GÜNÜMÜZDEN ATATÜRK’E BİR MEKTUP’’      KONULU ÖDÜLLÜ KOMPOZİSYON YARIŞMASI DÜZENLENMİŞTİR

Başvuru işlemleri tüm öğrenciler için  27 Şubat 2012 – 16 NİSAN 2012 tarihleri arasında (mesai bitimine kadar) yapılacak ve Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi (Cuma Pazarı Dr Gani Gür İş Merkezi Kat : 2 D: 309 Uğur Dershanesi karşısı Alanya ANTALYA ) adresimize teslim edilecektir.

Katılım şartlarımız

1-    Yarışmaya katılacak eserler mutlaka elle yazılacaktır.

2-     Yarışmacıların bireysel görüşleri olması gerekmektedir.

3-    Yarışma eseri en az bir sayfa en çok üç sayfa olacaktır

4-    Değerlendirme sonucunda Her kademe’den  ilk 3öğrenci ödüllendirilecektir.

BİLGİ : 511 60 66 / 0539 746 40 24 (A.D.D ALANYA ŞUBESİ)

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
Haklarını bilmeyenler kullanamazlar Bilgi güçtür, Kadını özgür olmayan bir toplum özgür değildir.
Özgürlük eşit bir toplumda karşılığını bulmalıdır.
Kadınlar olarak ortak prensiplerimiz özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik olmalıdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti kadınsız aydınlanmanın başarılamayacağını görmüş ve kadın hakları konusunda öncü devletler arasında yer almıştır. Ancak Lozan’ı içine sindiremeyen sömürgeci devletler ve yerli işbirlikçilerinin son 60 yılda oluşturdukları yönetim anlayışı, kadını dolayısı ile toplumu aydınlatmayı hedefleyen çabaları yavaşlatmış, durdurmuştur. Ülkemiz; emperyalizmin ve onun güdümünde serpilen gericilik, bölücülük ve ırkçılığın saldırılarıyla karşı karşıyadır.
 
Bugün Türkiye’de hala kadın-erkek ayrımcılığı, kadını eve kapatan, başına türban geçiren  yobazlık, tutuculuk, töre cinayeti, berdel, başlık parası, şiddet, baskı ve her yönden kokuşmuş gelenekler kadınları ötekileştirmeye devam etmektedir...
Kadınlarımız yoksuldur.
Kadınlarımız eğitimsizdir.
Kadınlarımız erkeklere göre daha az ücretle çalıştırılmaktadır.
Kadınlarımız şiddet görmektedir.
Kadınlarımız inanca, töreye, geleneğe kurban edilmektedir.
Kadınlarımız çocuk yaşta caizdir fetvalarıyla cinsel istismara uğramaktadır.
 
Kadının özgürlüğünü türbana indirgeyenler, Amerika; Irak'ı ne kadar özgürleştirdiyse türbanda kadınlarımızı ancak o kadar özgürleştirecektir. 
Çağdaş bir Türkiye; kadının tüm yaşamda eşit ve özgür yol almasıyla mümkün olacaktır.
 
Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak Kadına haksızlığı, şiddeti, ayrımcılığı kınıyoruz. Kadın çalışanların çalışma koşullarının iyileştirilmesini, çağdaş bir toplum için bilimsel eğitimin, sanatsal, kültürel çabaların yaygınlaştırılmasını, kamunun sosyal ve kadını koruyucu tedbirler almasını, geliştirmesini savunuyor ve tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü Kutluyoruz.
                                           
                                                      Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi
                                                                  Yönetim Kurulu Adına
                                                                Şube Başkan Yardımcısı
                                                                       Zuhal Sirkeli
ÇETİN EMEÇ BASIN AÇIKLAMASI
Bundan 22 yıl önce Türk Gazeteciliği’nin en önemli isimlerinden, Çetin Emeç’i hain bir suikaste kurban verdik.
Çetin Emeç; hain teröristlerin hedefi haline gelmiş, çok değerli bir Cumhuriyet aydınıydı. Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyetin değerlerine yürekten bağlıydı; Tetikçiler yakalandılar; cezaevine atıldılar ama ne yazık ki bizim devletimiz bu tetikçileri yönlendirenlerden bugüne kadar hesap sorabilmiş değil "
Suikastten sonraki üç yıl içerisinde hiçbir araştırma yapılmaması, elle tutulur hiçbir şey bulunamaması ne yazık ki, Turan Dursun, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu gibi benzer aydınlarımıza yönelik suikastlere destek ve cesaret vermiştir.
7 Mart 1990 yılında, Suadiye’deki evinden işine gitmek için çıktığı sırada bindiği araba içersinde şoförü Sinan Ercan’la birlikte öldürülen gazeteci-yazar Çetin Emeç’i 22. ölüm yıldönümünde saygı ile anıyor; "Her ne sebeple öldürülürse öldürülsünler, hangi karanlık amaca hizmet etmek amacıyla bu işi yaparlarsa yapsınlar şunu biliyoruz ki gazetecinin işi bitmiyor, gazetecinin arkasında bıraktığı bayrağı biri mutlaka alıyor. Bir yere taşıyor
"Atatürkçü Düşünce Derneği  Alanya Şubesi olarak, kendisini ve kalem arkadaşlarını asla unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı; Türk basınının bu kara gününde, tüm basın mensuplarımızın yanında olduğumuzu; suikastin arkasındaki herkes tarafından bilinen zihniyete karşı mücadelemizi asla bırakmayacağımızı tüm kamuoyuna duyuruyoruz.
                                                 Atatürkçü Düşünce Alanya Şubesi
                                                           Yönetim Kurulu Adına
                                                        Şube Başkan Yardımcısı
                                                                   Zuhal Sirkeli
BASIN AÇIKLAMASI
17 Şubat Atatürk devrimlerinin önemli tarihi günlerinden biridir.
1.1923 yılında İzmir’de yapılan İktisat Kongresi ile Cumhuriyet tarihimizin İktisadi geleceği belirlenmiş
2. 1926 ylında İktisat kongresinde alınan kararları pekiştirecek şekilde Türk vergi sistemindeki gelirlerin büyük miktarını sağlayan köylülerden alınan aşar vergisi kaldırılarak Atatürk’ün köylü milletin efendisidir sözünü pekiştirecek şekilde köylünün iktisadi kalkınması sağlanmıştır.
3. 17 Şubat 1926 yılında da Medeni Yasanın kabulü, hiç şüphe yok ki Atatürk’ün başlattığı  “Aydınlanma Devrimi”nin en Önemli halkalarından biri olarak tarihe geçmiştir.
 
O zamana kadar “kul” sayılan kadın – erkek herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu, eşit ve Özgür birer yurttaşı haline gelmiştir.
 
Bugünü, Özellikle kadınlarımız için bir kurtuluş ışığının başlangıcı olarak kabul etmek gerekir. Mirasta, evlilikte, sosyal hayatta yok sayılan kadın, yurttaş olma hakkını elde etmiştir.
17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun’un getirdikleri Özetle şunlardır:

- Kadın ve erkek yasalar önünde eşit hale gelmiştir.
- Aile hayatında kadın ve erkek arasındaki eşitlik sağlanmış, boşanma hakkı kadına verilmiştir.
- Çocukların kız ve erkek ayrımı yapılmadan mirastan eşit ölçüde faydalanmasının önü açılmıştır.
- Tek kadınla evlilik esası getirilerek resmi nikah zorunlu oldu.Böylelikle evlilik akdi devlet güvencesine alınmıştır.
- Çocukların iyi yetişmesi için ana ve babaya yükümlülükler getirildi.
- Kişilerin mallarla ve bir birleri ile olan çelişkiler ve boşluklar yok edilerek modern bir sistem getirilmiştir.
Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak Türk kadınını ve ulusumuzu çağdaş hukuk normlarına kavuşturan, Laik Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah Arkadaşlarını bir kez daha minnetle anıyoruz.
                                                                   ADD Alanya Şubesi Yönetim Kurulu  Adına
                                                                        Şube Saymanı Aydın Özbaş
UĞUR MUMCU BASIN AÇIKLAMASI
Cumhuriyet aydınlanmasına ve Kemalist aydın kadrolara karşı sistematik saldırılar sonucunda hain ellerce işlenen faşist terörün sembolü olan! Vurulduk ey halkım unutma bizi dizelerini yazan kalpaksız kuva-i milliyeci Uğur Mumcu’yu arabasına yerleştirilen bombalı düzeneğin evinin önünde patlaması sonucunda 24 Ocak 1993’te kaybetmiştik.
Ülkemizin ve Türk basınının kaybettiği en büyük değerlerden biri olan Mumcu, mafya ve siyaset ilişkisine, teröre, yolsuzluğa, kökten dinci akımlara karşı, somut belgelere dayalı çalışmaları ve yayınladığı eserleriyle önder bir gazeteci olmuştur.
Cumhuriyetin ve cumhuriyet kazanımlarının tehdit altında olduğu günümüzde, Türkiye üzerinde oynanan oyunları kalemiyle açığa çıkarmaktan çekinmeyen Mumcu’nun, ülkemizin sürüklenmekte olduğu yöne dair tespitlerinin doğruluğu bugün daha iyi görülmektedir. Demokrasi ve laik Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu; araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu dürüstlüğü, ilkeleri, devrimci ve Atatürkçü kimliği ile aydınlanmanın öncülerindendir.
Ne yazık ki aradan geçen 19 yıla rağmen Uğur Mumcu suikastının sorumluları ortaya çıkarılamamış, ölümünün ardından başlatılan soruşturma, kamuoyu ve insanlık vicdanını tatmin edecek, doyuracak bir şekilde sonuçlanmamıştır. Oysa ki aydınlarımıza yönelik cinayetlerin ortaya çıkarılması yalnızca hukuki değil toplumsal bir sorumluluktur.
Terörizm; bağımsız, özgür, çağdaş, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmak, ve yüceltmek için mücadele eden aydınları, Uğur Mumcuları, Abdi İpekçileri, Muammer Aksoyları, Bahriye Üçokları, Ahmet Taner Kışlalıları ve daha nicelerini hedef almaktadır. Ne acıdır ki üzerinden uzun süre geçmesine karşın pek çok cinayet aydınlatılamadığı gibi, onları katleden bazı katiller, beş yıldızlı otellerde basın toplantılarıyla boy göstermektedir. Gelinen nokta bu açıdan da düşündürücüdür.
Bu duygularla;  Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi olarak özgürlük ve demokrasi ayıbı haline gelen tüm faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasını diliyor, aydın kimliği, demokratik duruşu ve ilkeli yaşamıyla önümüzdeki kuşaklara örnek olmayı sürdüren Uğur Mumcu’yu saygı ve özlemle anıyoruz.
                    Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi Adına
                                              Aydın Özbaş
ZÜBEYDE HANIM’IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ BASIN AÇIKLAMASI
”Ulusal Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün annesi. Oğlu Atatürk olan, Mustafa kemal’i olan bir anne. Dolayısıyla çocukluğu, bebekliği, gençliği yani onu Atatürk yapan özelliklerin temelinde Zübeyde anne’nin etkisi vardır. “Oğul Mustafa” portresidir ortaya çıkan. O sadece vatan için yıllarını cephelerde geçiren Mustafa Kemal’in değil, Türk milletinin de annesiydi.
Zübeyde Hanım 1857 yılında Selanik’te doğdu. Orta Anadolu’dan göç ederek.Selanik’in batısında Arnavutluk sınırına yerleştirilen yörüklerden, Hacı Sofi ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızıdır. Selanik’te Gümrük Muhafaza Teşkilatı’nda memur olan Ali Rıza Efendi ile evliliğinden beş çocuk sahibi oldu. Fatma ve Ömer’i daha küçükken kaybetti.1888 yılında Mustafa ilk okuldayken Ali Rıza Bey de vefat etti. Zübeyde Hanım, eşinin vefatından sonra oğlunun iyi bir tahsil görmesi için çabaladığı dönemler başlayacaktı. Sadece tahsil hayatında değil, arkadaşları ile birlikte kurduğu “Vatan ve Hürriyet” isimli derneğin çalışmaları sırasında da oğlunun yanındaydı.
Balkan harbinden sonra bir çok Türk ailesi gibi, kızı Makbule ile birlikte Selanik’ten göç etti ve İstanbul’a gelerek Beşiktaş- Akaretlerde bir eve yerleşti. Milli Mücadele yıllarında Ankara’ya gelen Zübeyde Hanım, Ankara’nın sert ikliminin kendisine iyi gelmediğini doktorlara söyledi. Doktorları kendisine İzmir’i tavsiye etmişlerdi.
14 Ocak 1923’te Atatürk, kendisini yetiştiren, zeki,okumuş ve vefalı annesini İzmir’de yitirdi. Zübeyde Hanım, Karşıyaka’da toprağa verildi. Atatürk, annesinin mezarı başında yaptığı konuşmada:

-Annemi yitirmekten çok üzgünüm. Ama benim bu acımı gideren bir avuntum var: Anayurdu yoksulluğa, yokluğa sürükleyen yönetimin, artık bir daha geri gelmeyecek gibi yokluğun mezarına götürülmüş olduğunu görerek ölmüş olmasıdır. Annem, şimdi bu toprağın altında, ama bu toprağın üstünde Anayurt bütünlüğü ve ulus egemenliği dünyanın sonuna kadar sürecek, beni avutan en etkili güç işte budur.
Evet, ulusal egemenlik dünyanın sonuna kadar sürüp gidecektir. Annemin ve bütün atalarımın ruhunu tanık tutarak vicdanımdan kopan andı bir daha söyleyeyim:
 
Annemin mezarı önünde ve Tanrı’nın yüce katında söz verip and içiyorum ki, ulusumun bu kadar kan dökerek elde ettiği egemenliğin korunması ve savunulması için gerekirse annenim yanına gitmekte gecikmeyeceğim. Ulus egemenliği için canımı vermek, benim için vicdan borcu, namus borcu olsun, demiştir.
 
Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya şubesi olarak ölümünün 89 yılında Zübeyde hanım saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
 
                                                            Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi
                                                                   Yönetim kurulu Adına    
                                                                           Zuhal Sirkeli
 

                                      KAMUOYUNA

19 MAYIS TÖRENLERİNİN İPTALİ BASIN AÇIKLAMASI

   12 OCAK 2012 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün 81 il Milli Eğitim Müdürlüklerine birer yazıyla Ankara dışındaki illerin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin sadece okullarla sınırlı tutulması konusundaki yazısı ile milletimizin bir ortak değeri daha tarih çöplüğüne atılmaya çalışılmaktadır.Daha önce Liboş -yalaka tayfasının nereden uydurdukları bilinmez “1940 ların Mussolini İtalya’sına geziye giden falan bakan bunları çok beğenip bize getirmiştir” diye yumurtladıkları garip inciler bu gelişmenin olacağının göstergesiydi.

   Mevsimin soğuk olduğu, Öğrencilerin derslere ilgisinin azaldığı, gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınması üzerine bu kararın aldığı gerekçede belirtilmiştir.Bizim duyumlarımız da bunun Atlantik ötesinden verilen direktiflerle,cemaat okul ve dersanelerinde gençlere verilen eğitime uygun olmayan bu bayram ve kutlamaların birer birer kaldırıldığı yönündedir.Kaldı ki ülkemiz kutuplara yakın bir bölgede mi yer almaktadır ki Mayıs soğuk bir ay olsun?Hangi öğrenci velisi çocuğunun dersinden ziyade böyle bir kutlamadan rahatsız olup ta okul idaresiyle ilişkilerini bozmuştur.Duyum alınan her milli bayram ve olayda uygulamalar ortadan kaldırılacaksa millet olarak bir arada yaşamayı sadece Hocaefendilerin buyrukları ile yaşayacağımız olarak algılamalıyız?

   23 Nisan törenlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde 18 yaşında İmam Hatip Lisesi öğrencisi bir genci "çocuk" diyerek çıkaranlarla başlayan bu uygulama, doğan tepkisizliklerden de cesaret alarak 23 Nisanları okullara tıkmış, 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eğitimden millilik özelliğini kaldırmış,yerine uluslararası yeni sömürü düzeni olan Globalizmi koymuş,  29 Ekim Törenlerini birer eğlence imiş gibi algılatarak En yüce değer şehitlerimizi kullanarak kutlamalardan kaldırmış, sonunda işi buraya kadar vardırmıştır.

   Ülkelerin en önemli günleri ulusal ve dini bayramlardır.Bunlarla oynamanın hiç kimseye faydası yoktur.Kaldı ki 19 Mayıs bizim düşmana karşı yaktığımız ilk meşalemizdir.23 Nisan ulusal bağımsızlığımızı, 29 Ekim Cumhuriyetimizi temsil etmektedir.Bunlar bu milleti en az din kadar bizi birbirimize bağlayan ortak değerlerimizdir.Bundan sonrası yeni Irak,Afganistan,Libya,Suriye olmaya açılan kapıdır.Bağımsızlığımız, özgürlüğümüz, ulus olma bilincimiz yok olmaya doğru gider.

   23 Nisan 1923 tarihinde belli ve değişmez kurallarla kurulan bu Cumhuriyet hepimizden hesap sorar. Bizler bunun hesabını bir yere kadar verebiliriz de, diğerleri nasıl hesap verir onu tarihe bırakıyoruz.

  Demokrasi sadece layık olunan şekilde yönetilmek değildir. Her millet layık olduğu şekilde yönetilir ve her millet, icraatına tahammül ettiği yönetimin mesuliyetine ortaktır. Takdir Yüce TÜRK MİLLETİNİNDİR.

   Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

 

 

                                             Atatürkçü Düşünce Derneği 

Alanya Şubesi Yönetim Kurulu Adına

                                                                                                 Aydın ÖZBAŞ    
ATATÜRK HALK KOŞUSU VE YARI MARATONU SONUÇLARI

26 Şubat 2012 tarihinde koşulan Atatürk Halk Koşusu ve Yarı Maratonu sonuçları açıklandı. Koşu ile ilgili resimlerde en kısa sürede sitemizde yayınlanacaktır.

Sonuçlar için ilgili menüye giriniz...
24 OCAK 2012 DEMOKRASİ ŞEHİTLERİNİ ANMA GECESİ -2
ATATÜRK HALK KOŞUSU VE YARI MARATONU  
     Her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlenecek olan Atatürk Halk Koşusu ve Yarı Maratonu 26 Şubat 2012 tarihinde koşulacaktır.
     
İlgili Başvuru formlarını eksiksiz olarak doldurup imzalayarak info@addalanya.org email adresimize yada 0242 511 78 94 nolu faks numaramıza gönderiniz...
 
TEL: 0 242 511 60 66

Videolar  |  Tümü »

Güncel Haberler  |  Tümü »

5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİNİN 77. YILI



Hepimizin bildiği gibi, 17 Şubat 1926 da kabul edilen Yurttaşlık Yasası (Medeni Kanun) ile Türk kadının erkeklerle eşit haklara sahip olması sağlanırken, seçme ve seçilme konusundaki eksiklikler de 1930 ve 1934 yılında çıkarı ...

Basından  |  Tümü »
BASIN AÇIKLAMASI - I.İNÖNÜ ZAFERİ


Birinci İnönü Muhaberesindeki başarı kesin zaferin bir başlangıcını teşkil etmektedir. Bu zaferin önemini Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK şöyle ifade etmiştir.

Sitemiz Bugün (34) Kez, Toplamda (59997) Kez Ziyaret Edilmistir.
ADD Alanya Þubesi - Tüm Haklarý Saklýdýr.